Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
adjusted position
collective mark
Birth rate
tram stop
wolframates
become legitimate
equatorial zone
Roller
diffusion laws
solar technique
blue nose
Himalayan spiraea
shave beards
boneheadedness
Administration Branch
push binders
dree
fender-bender
digital screen
think positively
lay (rails)
himantosis
false document
cable junction box
wire cord
keep of something
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"keep of something"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep of something
f.
-den uzak durmak
"keep of something"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 96 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep something out of
f.
uzak tutmak
2
Genel
keep something in a corner of one's mind
f.
aklının bir köşesinde tutmak
3
Genel
keep something in a corner of one's mind
f.
aklının bir köşesinde bulundurmak
4
Genel
keep the spirit of something alive
f.
ruhunu canlı tutmak
5
Genel
keep on the left-hand side of something
f.
bir şeyin solundan gitmek
6
Genel
keep on the left side of something
f.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
7
Genel
keep on the left side of something
f.
bir şeyin solundan gitmek
8
Genel
keep on the left-hand side of something
f.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
Öbek Fiiller
9
Öbek Fiiller
keep on top of something
f.
bir şeyden (gelişmeler vb) haberdar olmak
10
Öbek Fiiller
keep ahead (of something)
f.
(bir şeyi) vakitlice yapmak
11
Öbek Fiiller
keep ahead (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) önünde tutmak
12
Öbek Fiiller
keep ahead (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) önünde olmak
13
Öbek Fiiller
keep ahead (of something)
f.
(bir şeyi) zamanında/önden tamamlamak
14
Öbek Fiiller
keep ahead (of something)
f.
(bir şeyi) vaktinden önce/erkenden yapmak
15
Öbek Fiiller
keep ahead (of someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) önde olmak
16
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) içeri sokmamak
17
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) bulaştırmamak
18
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) burnunu sokmamak
19
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden) uzak durmak
20
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
başına bela olmamak
21
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir yerde) durmamak
22
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) dahil olmasını engellemek
23
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayak bağı olmamak
24
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayağına dolanmamak
25
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) karışmamak
26
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
yoluna çıkmamak
27
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) uzaklaştırmak/almak
28
Öbek Fiiller
keep off (of) (something)
f.
(bir şeyden) uzak durmak
29
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) çekmek
30
Öbek Fiiller
keep off (of) (something)
f.
(bir şeye) yaklaşmamak
31
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) karışmasını engellemek
32
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) uzak tutmak
33
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
başına bela etmemek
34
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) girmemek/yaklaşmamak
35
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) konunun dışında tutmak
36
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) bulaşmamak
37
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyden/yerden) çekilmek
38
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) karıştırmamak
39
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(birini/bir şeyi) dışarıda tutmak
40
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
ayak bağı etmemek
41
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeye) sokmamak
42
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
yoluna çıkarmamak
43
Öbek Fiiller
keep out (of something)
f.
(bir şeyin) dışında kalmak
Deyim
44
Deyim
keep one's finger on the pulse of something
f.
nabzını tutmak
45
Deyim
keep something inside of oneself
f.
(hislerini/duygularını) içinde tutmak
46
Deyim
keep something in the back of someone's mind
f.
aklının köşesinde bulundurmak
47
Deyim
keep something at the back of someone's mind
f.
aklının köşesinde bulundurmak
48
Deyim
keep something in the back of someone's mind
f.
aklının bir köşesinde bulundurmak
49
Deyim
keep something at the back of someone's mind
f.
aklının bir köşesinde bulundurmak
50
Deyim
keep something inside of oneself
f.
kendi içinde tutmak
51
Deyim
keep one's nose out of something
f.
burnunu sokmamak
52
Deyim
keep sight of (someone or something)
f.
gözünü (birinin/bir şeyin) üzerinden ayırmamak
53
Deyim
keep sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) gözden kaçırmamak
54
Deyim
keep sight of (something)
f.
(bir şeyi) hatırlamak
55
Deyim
keep sight of (something)
f.
(bir şeyi) aklından çıkarmamak
56
Deyim
keep sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görebilecek şekilde durmak
57
Deyim
keep sight of (something)
f.
(bir şeyi) kendine hatırlatmak
58
Deyim
keep sight of (someone or something)
f.
gözünü (birinin/bir şeyin) üzerinde tutmak
59
Deyim
keep something inside of oneself
f.
bir şeyi belli etmemek
60
Deyim
keep something inside of oneself
f.
bir şeyi içine atmak
61
Deyim
keep something inside of oneself
f.
bir şeyi dışa vurmamak
62
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeydeki) gelişmeleri takip etmek
63
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeyden) haberdar olmak/kalmak
64
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeyin) gelişmelerini takip etmek
65
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şey) hakkında yakından/sürekli bilgi sahibi olmak
66
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeyden) sürekli haberdar olmak
67
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeyi) yakından takip etmek
68
Deyim
keep astride of (something)
f.
(bir şeydeki) gelişmeleri yakından takip etmek
69
Deyim
can't keep (one's) eyes off (of) (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakmadan edememek
70
Deyim
can't keep (one's) eyes off (of) (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) gözünü alamamak
71
Deyim
can't keep (one's) eyes off (of) (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) gözlerini alamamak
72
Deyim
can't keep (one's) eyes off (of) (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) bakmaktan kendini alamamak
73
Deyim
keep (a) count (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) sayısını almak
74
Deyim
keep (a) count (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) sayısını tutmak
75
Deyim
keep (a) count (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) çetelesini tutmak
76
Deyim
keep (a) count (of someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) saymak
77
Deyim
keep (a) count (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) hesabını tutmak
78
Deyim
keep abreast of something
f.
bir şeyden haberdar olmak
79
Deyim
keep abreast of something
f.
bir şeyi yakından takip etmek
80
Deyim
keep abreast of something
f.
son gelişmelerden haberdar olmak
81
Deyim
keep abreast of something
f.
bir şey hakkında güncel kalmak
82
Deyim
keep abreast of something
f.
gelişmeleri izlemek
83
Deyim
keep abreast of something
f.
gelişmeleri takip etmek
84
Deyim
keep abreast of something
f.
son gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak
85
Deyim
keep on top of (something)
f.
(bir şeyin) başında durmak/olmak
86
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) dikkat etmek
87
Deyim
keep on top of (something)
f.
(bir şeyi) takip etmek
88
Deyim
keep on top of (something)
f.
(bir şeyi) kontrolü altında tutmak
89
Deyim
keep one step ahead (of someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin sürekli) bir adım ilerisinde/önünde olmak
90
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) izini kaybetmemek
91
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) aklında tutmak
92
Deyim
keep on top of (something)
f.
(bir şeyi) planlayıp programlamak
93
Deyim
keep one step ahead (of someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden sürekli) bir adım ileride/önde olmak
94
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) takip etmek
95
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) izlemek
96
Deyim
keep track of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) izini tutmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep of something
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy